Prof. Dr. Aşkı Ellibeş Kaya

Samsun Aşılama Tedavisi (IUI)

Aşılama (IUI), hazırlanmış spermin ince bir kateterle doğrudan rahim içine yerleştirildiği, tüp bebeğe göre daha az girişimsel bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir. Uygunluk hekim muayenesiyle netleşir.

WhatsApp

Genel Bakış

Aşılama tedavisi (IUI), doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere çoğunlukla hafif erkek faktörü, açıklanamayan kısırlık ya da yumurtlama sorunu varlığında uygulanan bir üremeye yardımcı tedavi yöntemidir.

IUI açılımı "intrauterin inseminasyon" ifadesinden gelir ve hazırlanmış spermin ince bir kateter yardımıyla doğrudan rahim içine yerleştirilmesi anlamına gelir.

Yöntem, tüp bebek tedavisine göre daha az girişimsel kabul edilir ve pek çok çift için ilk basamak tedavi seçenekleri arasında değerlendirilir. Kimin için uygun olduğu, hangi tetkiklerin gerekli olduğu ve süreç boyunca nelere dikkat edilmesi gerektiği ise hekim muayenesiyle netleşir.

Bu sayfada aşılama tedavisinin ne olduğu, hangi durumlarda önerildiği, adım adım nasıl uygulandığı ve olası riskleri ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Samsun Atakum'daki muayenehanemizde, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığı kapsamında infertilite değerlendirmesinden tedavi planlamasına kadar süreci hastamızla birlikte yürütüyoruz.

Her çiftin klinik tablosu farklı olduğu için burada paylaşılan bilgiler genel bir çerçeve sunar; tedavi kararı muayene ve tetkik sonuçlarına göre şekillenir.

Aşılama Tedavisi (IUI) Nedir?

Aşılama tedavisi, kadının yumurtlama döneminde erkekten alınan sperm örneğinin laboratuvar ortamında yıkanıp yoğunlaştırılması ve ardından ince bir kateterle doğrudan rahim içine bırakılması işlemidir.

Bu sayede spermlerin yumurtaya ulaşması gereken mesafe kısalır ve döllenme şansı artırılmaya çalışılır. İşlemin uygulanabilmesi için kadının en az bir tüpünün açık olması, rahim yapısının uygun olması ve erkek faktöründe belirli bir sperm kalitesinin bulunması gerekir.

Doğal döllenmeden farklı olarak IUI'de sperm, serviks bariyerini atlayarak doğrudan rahim boşluğuna yerleştirilir.

Bu yönüyle yöntem, tüp bebekte olduğu gibi yumurta ve embriyoyla laboratuvar dışında doğrudan müdahale içermez; döllenme yine kadının vücudunda, doğal ortamda gerçekleşir. Bu nedenle aşılama, tüp bebeğe kıyasla daha basit ve daha az girişimsel bir ilk basamak seçenek olarak konumlandırılır.

Aşılama tedavisinin öne çıkan yönlerinden biri, doğal döngüye tüp bebeğe göre daha yakın kalmasıdır; yumurta toplama işlemi ya da laboratuvar ortamında embriyo oluşturma aşaması bulunmaz.

Bu da süreci kadın için görece daha kısa ve daha az yorucu hale getirebilir. Yine de her hastanın uygunluğu farklı olduğundan, aşılamanın mı yoksa doğrudan tüp bebeğin mi daha uygun olacağına hekim, tetkik sonuçlarına bakarak karar verir.

IUI terimi günlük dilde "aşılama" olarak anılsa da tıbbi literatürde intrauterin inseminasyonun kısaltmasıdır ve yalnızca rahim içine yapılan uygulamayı tanımlar.

Sürecin her aşamasında hangi yöntemin uygulanacağı, çiftle birlikte hekim tarafından netleştirilir ve tedavi planı buna göre şekillendirilir.

Aşılama Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Aşılama tedavisi, belirli tanı ve klinik koşullar altında hekim tarafından önerilen bir yöntemdir. Uygunluk değerlendirmesi, çiftin tetkik sonuçlarına ve infertilite süresine göre yapılır.

Genel olarak aşağıdaki durumlarda IUI ilk tedavi seçeneği olarak gündeme gelebilir:

Yukarıdaki liste genel bir yönlendirme niteliğindedir; her madde, tek başına aşılama tedavisinin uygulanacağı anlamına gelmez. Nihai karar, çiftin tüm tetkik sonuçları bir arada değerlendirildikten sonra hekim tarafından verilir.

Uygunluk değerlendirmesi tek bir tetkikle değil, çiftin öyküsü ve tüm test sonuçlarının birlikte yorumlanmasıyla yapılır.

Muayene sırasında kadının adet düzeni, geçirdiği ameliyatlar ve varsa daha önceki gebelik denemeleri sorgulanır; erkek tarafında ise genel sağlık öyküsü ve yaşam tarzı alışkanlıkları da değerlendirmeye dahil edilir.

Bu bütüncül yaklaşım, hem tedavi planının hem de zamanlamanın çiftin ihtiyacına göre şekillenmesini sağlar.

Buna karşılık her iki tüpün de tıkalı olması, ileri düzey erkek faktörü, ileri anne yaşı ya da bazı rahim içi yapısal sorunlarda aşılama yerine doğrudan tüp bebek tedavisi önerilebilir.

Hangi yöntemin uygun olduğu, çiftin tüm tetkik sonuçları değerlendirildikten sonra hekim tarafından belirlenir.

  • Hafif ya da orta düzeyde erkek faktörü (sperm sayısı, hareketliliği veya morfolojisinde sınırlı düzeyde azalma)

  • Açıklanamayan kısırlık, yani yapılan tetkiklerde belirgin bir neden saptanamayan vakalar

  • Yumurtlama düzensizlikleri veya ilaç desteğiyle yumurtlamanın planlanabildiği durumlar

  • Hafif düzeyde endometriozis

  • Servikal faktöre bağlı, spermin rahim ağzını geçmekte zorlandığı durumlar

  • Cinsel işlev bozukluğu ya da ejakülasyon güçlüğü gibi ilişki kaynaklı nedenler

Aşılama Tedavisi (IUI) — Adım Adım Aşılama Tedavisi Süreci

Adım Adım Aşılama Tedavisi Süreci

Aşılama tedavisi, ön değerlendirmeden gebelik testine kadar birkaç aşamadan oluşan bir süreçtir.

Sürecin toplam süresi kullanılan protokole ve kadının adet döngüsüne göre değişse de genel akış çoğu hastada benzer şekilde ilerler. Sürecin ana aşamaları şöyle özetlenebilir:

Bazı çiftlerde doğal döngü takibiyle, yani ilaç desteği olmadan yalnızca ultrason takibiyle de aşılama planlanabilir. Hangi yaklaşımın seçileceği, kadının kendiliğinden düzenli yumurtlayıp yumurtlamadığına ve önceki tedavi geçmişine bağlıdır.

  • Ön değerlendirme: HSG, hormon testleri ve sperm analizi ile uygunluğun belirlenmesi

  • Yumurtalık stimülasyonu: ilaç uygulamasıyla folikül gelişiminin desteklenmesi ve ultrason takibi

  • Çatlatma iğnesi: folikül olgunlaştığında yumurtlamayı tetikleyen iğnenin uygulanması

  • İnseminasyon: hazırlanmış spermin kateterle rahim içine bırakılması

  • Takip süreci: gebelik testi için yaklaşık iki hafta beklenmesi

Tedaviye Başlamadan Önce Yapılan İncelemeler

Aşılama tedavisine başlamadan önce çiftin genel üreme sağlığı durumu ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

Kadın tarafında en sık istenen tetkiklerden biri HSG, yani rahim filmidir; bu işlem genellikle adetin 7-10. günleri arasında yapılır ve rahme verilen kontrast madde ile tüplerin açıklığı ile rahim boşluğunun yapısı röntgenle incelenir. İşlem sırasında hafif kramp hissedilebilir, gerekirse hekimin uygun gördüğü ağrı kesiciyle bu rahatsızlık azaltılabilir.

Bunun yanında kadının hormon profili kan tahlilleriyle değerlendirilir ve yumurta rezervine dair fikir edinilir. Erkek tarafında ise sperm analizi yapılarak sayı, hareketlilik ve morfoloji değerleri incelenir.

Tüm bu sonuçlar bir araya geldiğinde hekim, aşılama tedavisinin çift için uygun olup olmadığına ve hangi protokolün izleneceğine karar verir.

Tetkikler arasında tiroid ve prolaktin gibi hormon düzeylerinin ölçülmesi de yer alabilir, çünkü bu değerlerdeki dengesizlikler yumurtlamayı etkileyebilir. Gerekli görülürse enfeksiyon taraması ve genel sağlık kontrolleri de sürece eklenir.

Hastanın kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve varsa geçirdiği jinekolojik operasyonlar da bu aşamada hekimle detaylı şekilde paylaşılmalıdır. Elde edilen tüm bulgular, tedavi protokolünün kişiye özel şekilde planlanmasına temel oluşturur.

Bu aşamada erkek eşin de genel sağlık öyküsü, geçirdiği ameliyatlar ve varsa kronik hastalıkları sorgulanır.

Sperm analizinde sınırda çıkan değerler tek başına tedaviyi engellemez; hekim, sonuçları bir bütün olarak değerlendirerek en uygun yaklaşımı belirler. Gerekirse analiz belirli bir süre sonra tekrarlanarak sonuçlar teyit edilir.

Ovülasyon Stimülasyonu ve Takibi

Aşılama tedavisinin çoğu döngüsünde yumurtalıkların birden fazla folikül geliştirmesini desteklemek amacıyla hormon tedavisi uygulanır. İlaç uygulaması adetin ilk günlerinde başlar ve foliküllerin büyüme hızına göre birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir.

Bu süre boyunca ultrason ve gerektiğinde kan testleriyle folikül sayısı ve büyüklüğü düzenli aralıklarla izlenir.

Kullanılacak tedavinin türü ve dozu, kadının yaşına, yumurta rezervine ve önceki döngülerdeki yanıtına göre hekim tarafından belirlenir. Bazı hastalarda daha düşük doz protokoller tercih edilirken, bazı durumlarda daha yakın takip gerektiren farklı yaklaşımlar uygulanabilir.

Bu kişiselleştirme, hem yan etki riskini azaltmayı hem de folikül gelişiminin en uygun düzeyde seyretmesini hedefler.

Takip randevularının sıklığı, foliküllerin büyüme hızına göre değişebilir; bazı hastalarda birkaç günde bir, bazılarında ise daha sık kontrol gerekebilir. Bu randevular sırasında hastaya süreçle ilgili merak ettiği sorular için de zaman ayrılır.

Foliküller yeterli olgunluğa ulaştığında yumurtlamayı tetiklemek için çatlatma iğnesi uygulanır. Bu iğneden yaklaşık 36-48 saat sonra yumurtlama gerçekleşeceği öngörülerek inseminasyon işlemi için gün ve saat planlanır.

Takip sıklığı ve protokol detayları hastadan hastaya, hekimin tercih ettiği yaklaşıma göre farklılık gösterebilir.

İnseminasyon İşlemi Nasıl Gerçekleşir?

İnseminasyon günü, erkekten alınan sperm örneği laboratuvarda özel bir yöntemle yıkanır ve en hareketli, kaliteli spermler yoğunlaştırılır. Hazırlanan bu örnek, ince ve esnek bir kateter yardımıyla rahim ağzından geçirilerek doğrudan rahim boşluğuna bırakılır.

İşlem genellikle muayene masasında, jinekolojik muayeneye benzer bir pozisyonda birkaç dakika içinde tamamlanır.

İşlem günü, erkek eşin sperm örneğini genellikle işlemin yapılacağı merkezde özel bir odada vermesi istenir; bazı durumlarda önceden dondurularak saklanmış örnekler de kullanılabilir.

Zamanlama, çatlatma iğnesinin uygulanmasından belirli bir süre sonrasına denk getirilerek spermin yumurtayla en uygun anda buluşması hedeflenir. Bu planlama hekim ve laboratuvar ekibi tarafından titizlikle koordine edilir.

Kullanılan kateter oldukça ince ve yumuşak yapıda olduğundan rahim ağzından geçişi genellikle sorunsuz gerçekleşir. Nadiren rahim ağzının geçişe uygun olmadığı durumlarda hekim farklı bir teknik ya da araç tercih edebilir.

İşlem, ultrason eşliğinde de yapılabilir; bu da kateterin doğru konuma yerleştirilmesine yardımcı olur.

Çoğu kadın işlem sırasında hafif bir rahatsızlık dışında belirgin bir ağrı hissetmez; anesteziye genellikle ihtiyaç duyulmaz. İşlemden sonra kısa bir süre sedye üzerinde dinlenilmesi yeterli olur, ardından günlük hayata dönülebilir.

Bazı kadınlarda işlem sonrası hafif kramp ya da leke şeklinde kanama görülebilir; bu durum genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer.

Aşılama Tedavisi (IUI) — Tedavi Sonrasında Takip ve Başarı Belirtileri

Tedavi Sonrasında Takip ve Başarı Belirtileri

İnseminasyon işleminin ardından hekim, hastaya hormon desteği gibi bazı uygulamaları önerebilir. Bu süreçte ağır fiziksel aktiviteden kaçınılması dışında günlük yaşamda ciddi bir kısıtlama gerekmez.

Gebelik testi için genellikle işlemden yaklaşık iki hafta sonrasına kadar beklenmesi önerilir; bu süreden önce yapılan testler yanıltıcı sonuç verebilir.

Bu bekleme süreci çiftler için duygusal olarak yorucu olabilir; kaygı ve belirsizlik hissi sık görülür. Süreç boyunca günlük rutine mümkün olduğunca devam etmek ve gerektiğinde hekimle iletişimde kalmak, bu dönemi daha yönetilebilir kılabilir.

Bu dönemde hekim tarafından önerilen uygulamaların kesilmemesi ve önerilen tarihte kontrol muayenesine gidilmesi önemlidir. Erken kesilen destek tedavisi, sürecin değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Adet gecikmesi, hafif kasık gerginliği ya da hassasiyet gibi belirtiler bazı kadınlarda görülse de bunlar gebeliğin tek başına göstergesi değildir ve kişiden kişiye farklılık gösterir. Sonucun netleşmesi için kan veya idrar tahliliyle yapılan gebelik testi beklenmelidir.

Test sonucu ne olursa olsun bir sonraki adımın nasıl planlanacağı hekim kontrolünde değerlendirilir.

IUI Tedavisi Sırasında Olası Yan Etkiler ve Riskler

Aşılama tedavisi, tüp bebeğe kıyasla daha az girişimsel bir yöntem olsa da hormon tedavisi ve inseminasyon işleminin kendine özgü bazı riskleri vardır.

Bu risklerin büyük kısmı hafif ve geçicidir, ancak hastanın süreç boyunca hekimiyle iletişim halinde olması, olağan dışı belirtileri zamanında bildirmesi önemlidir.

Genel olarak aşılama tedavisi güvenli kabul edilen bir yöntemdir ve ciddi komplikasyon oranı düşüktür. Buna rağmen her tıbbi işlemde olduğu gibi bazı riskler tamamen ortadan kaldırılamaz; önemli olan bu risklerin farkında olup olağan dışı bir durumda vakit kaybetmeden hekime ulaşabilmektir.

Hormon Stimülasyonunun Muhtemel Yan Etkileri

Yumurtalıkları uyarmak için kullanılan ilaç uygulamaları bazı kadınlarda karın bölgesinde hafif şişkinlik, hassasiyet veya baş ağrısı gibi geçici yan etkilere yol açabilir.

Nadiren, foliküllerin aşırı sayıda ve büyük gelişmesine bağlı olarak yumurtalık hiperstimülasyon sendromu görülebilir; bu durum yakın takiple erken fark edilip yönetilebilir. Doz ve protokol, hastanın yanıtına göre hekim tarafından ayarlanarak bu riskler mümkün olduğunca azaltılmaya çalışılır.

Birden fazla folikülün gelişmesi aynı zamanda çoğul gebelik ihtimalini de artırabilir. Bu nedenle stimülasyon süresince ultrason takibi düzenli yapılır ve gerekli görülürse tedavi planında değişikliğe gidilebilir.

Hastanın stimülasyona verdiği yanıt kişiden kişiye farklılık gösterdiğinden, bu konudaki değerlendirme her döngüde yeniden yapılır.

Karın bölgesinde ani ve belirgin şişkinlik, nefes darlığı ya da şiddetli ağrı gibi belirtiler fark edildiğinde vakit geçirmeden hekime başvurulması önerilir. Bu tür belirtiler nadir görülse de erken müdahale, olası komplikasyonların yönetilmesini kolaylaştırır.

İnseminasyon İşleminde Enfeksiyon ve Yaralanma Riski

İnseminasyon işlemi steril koşullarda uygulanan, kısa süreli bir işlemdir; buna rağmen çok düşük oranda enfeksiyon riski bulunabilir. İşlem sonrasında ateş, kötü kokulu akıntı veya şiddetli ağrı gibi belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması önerilir.

Kateterin rahim ağzından geçirilmesi sırasında bazı kadınlarda çok hafif bir kanama görülebilir; bu durum genellikle kendiliğinden düzelir ve tedaviyi etkilemez.

İşlem öncesinde kullanılan malzemelerin steril olması ve uygulamanın deneyimli bir hekim tarafından yapılması, bu tür riskleri en aza indirmeye yardımcı olur.

Hastanın işlem öncesinde geçirdiği enfeksiyon, alerji ya da kronik hastalıklarını hekimiyle paylaşması da güvenli bir uygulama için önemlidir.

İşlem sonrasında hafif lekelenme dışında kalıcı bir iz veya belirgin bir yaralanma beklenmez. Yine de hastaların işlem sonrası verilen talimatlara uyması ve önerilen kontrol muayenelerini aksatmaması, olası riskleri erken fark etmek açısından önemlidir.

Aşılama Tedavisi (IUI) — IUI Aşılama Tedavisinin Sonuçlarını Etkileyen Faktörler

IUI Aşılama Tedavisinin Sonuçlarını Etkileyen Faktörler

Aşılama tedavisinin sonucu; kadının yaşı, infertilite nedeni, yumurta rezervi, sperm kalitesi ve uygulanan protokol gibi pek çok değişkene bağlı olarak farklılık gösterir.

Bu nedenle tüm hastalar için geçerli tek bir başarı oranından söz etmek doğru değildir; her çiftin durumu kendi tetkik sonuçları ışığında ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Genel eğilimler hakkında bilgi sahibi olmak faydalı olsa da kişiye özel beklenti ancak muayene sonrasında oluşturulabilir.

Yaş ve tanı dışında; vücut kitle indeksi, sigara ve alkol gibi yaşam tarzı alışkanlıkları, stres düzeyi ve genel sağlık durumu da üreme sağlığını dolaylı olarak etkileyebilen faktörler arasında sayılır.

Bu faktörlerin her biri farklı derecede etkili olabilir ve hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Hekim, tedavi planını oluştururken bu unsurları da göz önünde bulundurur.

Yaş Grubunun Sonuçlara Etkisi

Kadın yaşı, üreme sağlığını etkileyen en önemli faktörlerden biridir ve yumurta rezervi ile kalitesi yaş ilerledikçe genel olarak azalma eğilimi gösterir.

Bu nedenle daha genç yaş gruplarında aşılama tedavisinden alınan yanıtın, ileri yaş gruplarına göre genel olarak daha olumlu seyrettiği kabul edilir. Ancak bu bir genelleme olup, aynı yaş grubundaki iki kadının yumurta rezervi ve genel sağlık durumu birbirinden çok farklı olabilir.

Yumurta rezervini değerlendirmek amacıyla hekim, hormon testleri ve gerekirse ultrasonla antral folikül sayımı gibi yöntemlere başvurabilir.

Bu değerlendirmeler, yaşla birlikte azalan rezervin kişiye özel düzeyini ortaya koyarak tedavi planının daha gerçekçi şekilde oluşturulmasına yardımcı olur.

İleri yaş grubunda aşılama denenebilir olsa da hekim, yumurta rezervi ve diğer tetkik sonuçlarına göre bazen doğrudan tüp bebek tedavisini önerebilir. Bu karar, yaşla birlikte değişen gebelik kalma ve gebeliği sürdürme dinamikleri göz önünde bulundurularak verilir. Kişiye özel yaklaşım her zaman muayene ve tetkik sonuçlarına dayanmalıdır.

Aşılama Tedavisi (IUI) — Tanıya Göre IUI Beklentileri

Tanıya Göre IUI Beklentileri

İnfertilite nedeni de aşılama tedavisinden beklenen yanıtı doğrudan etkiler.

Örneğin açıklanamayan kısırlık ya da hafif erkek faktörü gibi durumlarda aşılamadan genel olarak daha olumlu sonuçlar alınabilirken, ileri düzey erkek faktörü veya ciddi tüp hasarı gibi durumlarda beklenti düşer ve tüp bebek daha uygun bir seçenek haline gelebilir.

Bazı çiftlerde birden fazla faktörün bir arada bulunması, tedavi kararını daha karmaşık hale getirebilir. Bu gibi durumlarda hekim, hangi faktörün öncelikli olarak ele alınması gerektiğine karar vererek tedavi sırasını buna göre planlar.

Kişiye özel bu değerlendirme, sürecin en verimli şekilde ilerlemesini sağlamayı amaçlar.

Endometriozis, uzun süredir devam eden açıklanamayan infertilite ya da tekrarlayan sonuçsuz aşılama denemeleri gibi durumlarda hekim, tedavi planını gözden geçirip farklı bir yaklaşım önerebilir.

Kaç deneme yapılacağı ve hangi noktada yöntem değişikliğine gidileceği, hastanın yaşı, tetkik sonuçları ve önceki denemelerdeki yanıtına göre birlikte değerlendirilir.

Sonuç

Aşılama tedavisi, doğru tanı ile uygulandığında çocuk sahibi olmak isteyen pek çok çift için makul bir ilk basamak tedavi seçeneği olabilir.

Sürecin her aşaması; ön değerlendirmeden hormon tedavisine, inseminasyon işleminden takip sürecine kadar hekim gözetiminde ilerler ve çiftin bireysel durumuna göre şekillenir. Yaş, tanı ve önceki tedavi geçmişi gibi faktörler, hem tedavi planını hem de beklentileri doğrudan etkiler.

Samsun'da aşılama tedavisi süreci, Atakum'daki muayenehanemizde yapılan ilk değerlendirme ve tetkiklerle başlar; işlem aşaması ise Samsun'daki anlaşmalı özel hastaneler ve tüp bebek merkezleriyle koordineli şekilde yürütülür.

Aşılama tedavisiyle ilgili merak edilen sorular ve kişiye özel değerlendirme için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmak, doğru yönlendirme açısından önemlidir.

Detaylı tetkik ve muayene sonrasında hekim, hastaya en uygun tedavi planını birlikte oluşturur.

Sürece başlamadan önce çiftin sorularını hekimiyle paylaşması, tedaviyle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturması açısından faydalıdır. Bilgilendirilmiş bir şekilde sürece başlamak, hem tedavi uyumunu hem de sürecin genel deneyimini olumlu yönde etkileyebilir.

Prof. Dr. Aşkı Ellibeş Kaya

Hazırlayan ve inceleyen

Prof. Dr. Aşkı Ellibeş Kaya

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Son güncelleme: 6 Ağustos 2026

Hekim onaylı

Bu sayfadaki içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı yalnızca muayene sonrasında hekiminizle birlikte verilir.

Bu sayfadaki bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. Her hastanın durumu farklıdır; uygulanacak yöntem ve süreç ancak muayene ve değerlendirme sonrası hekim tarafından belirlenir.

Sık sorulan sorular

Hayır, çoğu kadında inseminasyon işlemi belirgin bir ağrıya yol açmaz ve anesteziye genellikle gerek duyulmaz. İşlem sırasında hafif bir rahatsızlık hissedilebilir, bu da genellikle kısa sürer ve işlem birkaç dakika içinde tamamlanır. İşlem sonrasında bazı kadınlarda hafif kramp görülebilir, ancak bu durum genellikle kısa sürede kendiliğinden geçer.

Bir randevu ile başlayın

Size en uygun günü ve yaklaşımı birlikte belirleyelim. Görüşmeleriniz gizlilik esasıyla yürütülür.

WhatsApp
Telefon0 506 097 98 28MuayenehaneAtakum, Samsun
SaatlerHafta içi 09:00–19:00 · Cmt 09:00–17:00
E-postainfo@askiellibeskaya.com